ÇARESİZ MİYİZ?


Bir yanlış herkesin gözü önünde sıkça yapıldığında, bir süre sonra insanlar duyarsızlaşmaya başlar. Herkes aynı anda, aynı hatayı yaptığında hata meşrulaşır. Sonra o hatanın aslında hata sayılamayacağı konuşulur ve nihayet yanlışı yapanlar, o yanlışı yapmayanları kınar.

  • “Dünyayı sen mi kurtaracaksın?”
  • “Ne var canım, herkes yapıyor.”
  • “Sen de ahlak bekçisi oldun!”

Oysa bazı durumlar vardır ki ne kadar göz önünde olursa olsun bir türlü normalleşmez. Tam unuttum derken bir anda tüm dehşeti ile ortaya çıkar. Bir ses, bir görüntü, bir his… Görülenler, duyulanlar, hissedilenler bir hançer gibi kalbe saplanır.

Kimsenin kimseye “bunlar normal” diyemeyeceği şeyler yaşanır. İşte böyle anlarda birileri elinden geleni yapmak ister. Yapılabilecekler sıralanır, duyurulur, yardım istenir. Sonra yapılanların yetersiz olduğunu söyleyenler çıkar. Sonra yapmayanlar, yapanları eleştirir ve yapılanları küçük görmeye başlar.

  • “Dünyayı sen mi kurtaracaksın?”
  • “Elden ne gelir ki, bunlar boşa çaba…”
  • “Tek başına yapsan ne değişecek?”

İnsanoğlu… Ya yanlışa karşı çıkar ya da yanlışı normalleştirir. Ya doğru olanı yapar ya da doğru için çabalayanı eleştirir. Bazı şeylerin ortası yoktur. Yanlışı yapanın çok net olduğu zaman doğruyu yapanın da çok net olması gerekir. Yoksa renkler karışmaya başlar. 


İşte 2023 yılı böyle bir zaman …

  • Bir yanda Gazze, bir yanda güçlü ülkeler…
  • Bir yanda insanlık, bir yanda vicdansızlık…
  • Daha filizlenmeden solan hayatlar ve buna şahit olanlar…

Peki, çaresiz miyiz?
Elimizden bir şey gelmez mi?
Hz. İbrahim’in ateşine su taşıyan karıncanın umudu olmasın mı yüreğimizde?
Hayır, hayır…
Umutsuz olmaz!
Zor zamanlar güçlü insanlara gebedir…
Büyük yıkımlar ise yeniden inşalara…

Neye ve kime karşı, neye ve kime destek olduğumuzu göstermemiz gereken zamanlardayız. Mazlumun yanında, zalimin karşısındayız ve boykot ile tarafımızı belli edebiliriz. Bombalara karşı taş atan yürekli çocuklara bomba sağlayanları boykot edebiliriz.

Azı küçümseyenlere ve kınayıcıların kınamasına rağmen… 

Kim bilir karıncaya nasip olan bize de nasip olur. Her şey bitti dediğimiz yerde yeniden başlar. Bugün dünyaya hükmedenler, yarın yerle yeksan olur.

Kim bilir nice azların nice çoklara galip geldiğine, tüm dünya yine şahit olur…