BİR ÖGRENME YOLCULUGU

Her Ramazan ayı geldiğinde insanın içini bir sevinç, bir heyecan kaplar.

Sanki bir sevgili ile buluşma zamanının gelip çatması gibi…

Ve...

Her Ramazan ayı sonuna doğru insanın içini de bir hüzün kaplar .

Sanki bir sevgiliden ayrılık zamanının gelip çatması gibi…

Neden böyle oluruz?

Çünkü “Ramazan” kiri süpüren demekti.

Yaz sonunda ve sonbahar mevsiminin başlarında yağıp yeryüzünü tozdan temizleyen yağmur demekti.

Çünkü “Ramazan

Sabır, ibadet, rahmet, mağfiret ve bereket ayı olarak insanı kirinden arındıran demekti.

Çünkü “Ramazan

Kardeşlik ve sevgi bağlarının güçlendiren, birlik ve beraberliğimizin daha da güçlendiren demekti.

Çünkü “Ramazan

Hz. Peygamber’in dediği gibi; insanı kötülüklerden koruyan bir kalkan demekti.

Çünkü “Ramazan

İnsana sakınmayı ve arınmayı öğreten demekti.

Çünkü “Ramazan

Bir okul gibi insana öğreten, insanı eğiten demekti.

Çünkü “Ramazan

İnsana kendine verilenlerin, ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatan demekti.

Çünkü “Ramazan

Mahrumiyet içinde olanların hâlini düşünüp onları anlayabilmek demekti.

Çünkü “Ramazan

Kardeşinin derdiyle, dertlenmeyi hissedebilmek demekti.

Çünkü “Ramazan

Geceyi gündüze katar gibi insanlığı, karanlıklarından çıkarıp, aydınlığa kavuşturan demekti.

Çünkü “Ramazan

İnsanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayıran demekti.

Çünkü “Ramazan

İyiliklerin çoğalması, kötülüklerin azalması demekti.

Peki her Ramazan aynı mıdır?

Yoksa bir farkı var mıdır  Ramazanların?

Bu Ramazan da diğer Ramazanlar gibiydi?

Sevinç ile birlikte acısı da var mıydı bu Ramazanın?

Evet!

Her geçen yıldan daha farklı bir acı vardı içimizde… GAZZE!

Dünyanın gözü önünde:

Çocuk, kadın, yaşlı, genç demeden binlerce insanın öldürüldüğü…

Evlerin hastanelerin yıkıldığı…

İnsanların aç susuz bırakıldığı…

Aylardır, zaten oruçlu gibi yaşanılan…

"Savaş yüzünden bu bayram başka olacak, öncekiler gibi değil. Ailemiz yok oldu" diyenlerin...

Zulümün yaşandığı  kutsal şehir; GAZZE!

Gazze de bunlar yaşanırken, şu ayet karşımıza çıkıyor…

“Eğer siz ona yardım etmezseniz; doğrusu ALLAH ona yardım etmişti. Hani o kâfirler çıkartmışlardı da...

O ikinin ikincisiydi. Hani onlar mağarada idiler ve o arkadaşına “ Üzülme, ALLAH bizimle beraberdir” diyordu.

Sanki bugün için yazılmış…

O zaman, Rab’ımızın beraberi olmak için ne yapabiliriz?

Pişmanlık mı?

Bir yanlışımız arkasında hemen pişman olmuyor muyuz? Her pazartesi girdiğimiz diyeti her salı günü bozup, tekrar diyete başlamıyor muyuz? Başlıyoruz… Sonra neden bozuyoruz… Diyetini bozanların çoğu pişman olur ama pek azı pişmanlığı devam ettirir çünkü…

Pişmanlığımız tövbeye ulaşıyor mu?

Tövbe nedir?

Tövbe, bir günahtan, yanlıştan dönmeye karar vermektir.

Tövbesi olmayan insanın öğrenmesi de olmuyor. Yaptığı yanlışı tekrar ettikçe o yanlışa karşı duyarsızlaşıyor.

 Oysa ki…

 Sorun yanlış yapmakta değil, yanlışta ısrar etmekte…


https://deneyimseltasarimogretisi.com/



Deneyimsel Tasarım Öğretisi, geçmiş deneyimlerden yola çıkarak, geleceğimizi tasarlamaya yönelik stratejiler öğreten bir ilimdir.

 İnsanın daha mutlu, daha başarılı, daha iyi ilişkilerinin olması için yöntemler sunar.

"Kim Kimdir",

 "İlişkilerde Ustalık"

"Başarı Psikolojisi" Programları ile bu amaca ulaşmayı sağlar.


                        İnsanoğlu, yeryüzünde var olduğundan beri, 

                        En büyük dostu ve düşmanı hiç değişmedi: 

                        Aynadaki kişi 

                       Tek başına neler yapabileceğini keşfet!

                                                          Yahya Hamurcu